İngiltere York'da gezilecek, görülecek yerlere gel vatandaş


Scarborough’da katıldığım hizmetiçi eğitim kursundayken haftasonu York’a düzenlediğimiz geziden kısaca bahsedeyim. Görüp gezmek gibi olmaz ama siz değerli okuyucularım bu şehir hakkında da malumat alsınlar istedim.

İngiltere’nin en şirin ve en tarihi şehri diyebilirim. Geziye şehri çevreleyen kale duvarlarının üzerinde gezerek başladık. Rehberimiz yaklaşık bir saat boyunca hiç durmadan konuştu. Anlattıklarını buraya alsam mı? Yok yok, şaka… Sizi de bunaltmak istemem.

Konuşmasının yarısını Braveheart filmine ayırdı. Braveheart (Cesuryürek) filmini
bilir herkes. Filmin tarihi yanlış aktardığından dem vurdu sürekli geveze rehberimiz. Bu filmin kahramanı William Wallace’ın York’a kadar geldiği sahneler varmış filmde. Ama gerçekte 50 km yakınına gelmiş. William Wallace aslında çok uzun boyluymuş, ama onu canlandıran aktör Mel Gibson cüceymiş. Has İngiliz rehberimiz, zalim İngiltere’ye ayaklanan Wallace’ı canlandıran Gibson’dan nefret ediyor haliyle. Neyse bunları geçelim.

York’da gezilecek yerler listesi mi arıyorusunuz? Onu google amcayla, wiki hala daha iyi bilir. Ben kendi izlenimlerimi anlatayım.

Kale duvarlarını, Tren müzesini ve katedralin bulunduğu meydanı gezdikten sonra bir ara “lavaboya gidiyorum bi dakka” diyerek sıvıştım, ektim rehberimizi. İki saat kadar özgürce gezdim şehri.

Tren müzesi mutlaka gezilmeli. Asırlık trenlerden, maket trenlere ve tren istasyonlarına, modern hızlı trenden, İngiltere demir yolu tarihini anlatan video gösterimlerine kadar ilginizi çekecek çok şey var.

Katedral oldukça büyük, adanın en büyüklerinden ve en eskilerinden. Bu devasa ve görkemli yapının içine girmek ücretli olduğu için girmedim. Almanya’da ücretsiz olduğundan girmiştim birçoğuna zaten. 9 pound verip aynı heykelleri ve renkli camları görmek pek mantıklı gelmedi.

York gezisini değerli kılan iki şey oldu benim için. Hani Avrupa'nın her şehri tarih kokar ya, işte burası da aynen böyle. Özellikle meşhur Shambles sokağı çok güzel. Bu sokaktaki evlerin cumbaları birbirine o kadar yakın ki, sanki evler birbirlerine horozlanıyorlar. üst kat pencerelerinden iki insan birbirine dokunabilir.

İkinci güzel şey ise ana caddede kurulmuş olan uluslararası bir fuara rastlamış olmamdı. Onlarca ülkenin giyim ve yemek kültürünü bir arada görmek kadar büyük bir fırsat olur mu? Çin ve Hint yemekleri çok leziz görünüyordu. Köpek, böcek yemiyormuş Çinliler.

İngiltere'de almadan dönülmeyecek ne var derseniz, kitap derim. Çünkü bu ülkede en ucuz şey kitap. Birkaç kermese rastladım ve 10 pence (30 kuruş) vererek klasik romanlar aldım. İkinci el tabi.

Çok önemli bir hatırlatma yapmadan geçemeyeceğim. York'da ilk gitmeniz gereken yer Turizm Ofisi olsun. Sadece York değil, hangi şehre giderseniz gidin önce Turizm Ofisine gidip gezilecek yer tavsiyesi alın. Yabancı diliniz yoksa bir harita alın ve bu haritaya göre gezin.

Yukarıda saydıklarımın dışında Clifford's Tower (küçük bir kale), York Train Station (York Tren İstasyonu), Dean's Park ve onlarca müze görülecek yerler arasında sayılabilir.

Fotoğraf makinemin kaydettiklerinden bir kaç kare:














5 Kasım 2014 Çarşamba

Hiç yorum yok: