Memurun ateşle imtihanı: insan hakları mı özlük hakları mı


Türkiye'nin en çok üyeye sahip sendikası 18 Martta sivil itaatsizlik başlattı. Halen yürürlükte olan memurun kılık ve kıyafetine çeki düzen veren yönetmeliği yok sayarak serbest kıyafet eylemi başlattı.

Doğal olarak bu eyleme tepkiler gecikmedi. En sert tepkiyi "sol" tandanslı sendikalar verdi. "Bu eylemle türban (başörütüsü demek istiyorlar) devlet dairelerine girecekmiş, dini semboller vs vs vs..." gerisi bildik sözler işte. Zaten memursen
bunu inkar etmiyorki. Amaçlardan biri, hatta en önemlisi başörtüsü zulmüne son vermek olduğunu ilan etti.

Başka bir tepki: "Eyleme katılan memur suç işliyormuş" Evet işliyor, hatta neredeyse bütün memurlar 30 yıldır suç işliyor. Bu yönetmeliğin hükümlerinin çoğu zaten uygulanmıyor. Sadece "başı açık" hükmü acımasızca uygulanıyordu şimdiye kadar.

"Öğretmenlerin, memurların bu kadar sorunu varken sırası mıydı? Neden 3+3'e evet dedi bu sendika?" gibi eleştirilerin de bu konuyla hiç alakası yok. Özlük hakları konusu da önemli ama insan haklarının ihlal edildiği bir ortamda özlük hakları kimin umurunda ki?

"Devlet işveren, memur da işçi, dolayısıyla kurala uyacak." diye itirazlar var. Bunu diyenler maalesef devletin aslında milletle varolduğunu, devletin varlığını millete (işçi, memur, kadın, çocuk, esnaf...) borçlu olduğunu unutuyorlar. Devleti kutsayanların tipik bir yanılsaması. Mantık baştan yanlış kurulunca sonuç da doğal olarak yanlış çıkacaktır. 12 milyon 300 bin imza'yı Nijeryalılar atmadı. Hem devlet memura her gün pilav yiyecksiniz, makarna yasak dese buna da uyacak mıyız, yoksa itiraz edecek miyiz?

Hülâsâ, öğrencilere kendi kıyafetini seçebilme özgürlüğünün verildiği bir ortamda öğretmenleri halen sakal traşına zorlamak biraz zor. Umuyoruz eylemler sonuca ulaşır en kısa zamanda.
19 Mart 2013 Salı

6 yorum:

Adsız dedi ki...

Hah hah ha...
Eğitimbirsen eylem yapacakmış. Buna kargalar bile güler. Benim çalıştığım işyerinde sadece kadınlar katılıyorlar iki gündür. Erkekler(?) takım elbise ve kravatla geliyorlar. Ha kadınlar başlarını bağlıyorlar, örtmüyorlar. Bu da biline... Bazen kapattıklarını sandıkları yerlerini öyle bir abartıyorlar ki... Neyse günaha girmeyelim.

Başta söylem yanlış: Serbest kıyafetmiş... Delinin teki çıkar da Hazreti Adem kıyafeti ile gelmeye kalkarsa ne diyeceksiniz? Size sorarım ey serbest kıyafet diye bağıran muhafazakar korkaklar: Çocuğunuzu kulağında küpe olan, Zeki Müren kıyafetli bir öğretmene emanet eder misiniz? Parmak arası terlik, mini etek, şort, kara çarşaf, takunya, kefiye, poşu, kipa... Ne dersiniz?
Çıkıp da erkekçe, mertçe burası müslüman bir ülke, dinimizin gerektirdiği şekilde giyinmek istiyoruz diyemiyorlar da serbest kıyafet diyorlar. De gidin korkaklar...

Tevfik dedi ki...

Evet katılım çok az. Yani bu millet 28 şubatlara müstehak. Allah ıslah eylesin demekten başka çare yok napalım.

Söylem doğru. Özgür olmaktan, istediğiniz kıyafeti giymekten korkmayın. Biliyorum özgürlük korkutur ilk başta ama zamanla siz de alışırsınız. Yıllarca hapishanede kalmış ve dışarı çıktığında güneşten rahatsız olup elini siper edenlerden farkınız yok şu anda.

Çocuğumuzu şimdiye kadar kravatlı, uzun tırnaklı, yüzünde bir küp boya olanlara teslim ettik ya. :) Hiç bir şey de olmadı.

Baktım çocuğumun öğretmeni bikiniyle okula geliyor, erkek öğretmen biraz kırık hemen alır başka okula gönderirim olur biter.(Hekim seçme hakkı gibi öğretmen seçme hakkı da gelecek yakında, buradan duyurayım)

Hem esnafa serbest kıyafet var kendimi bildim bileli.:) Siz hiç kilotlu berber, bikinili terzi gördünüz mü? Memurlar bu ülkenin en tahsilli kesimidir. Kimse serbest kıyafet oldu diye mayo giymez. Giyen olursa da o artık o öğretmenin sorunudur. Ortalık yerde mayo giyenin öğretmen olmasına gerek yok, toplum ona gereken tavrı koyar. (mahalle baskısı tartışmasına girmeyelim)

Devlet işçisine grev hakkı verir, memura vermez. İşçiye serbest kıyafet var, memur bıyığını istediği gibi bırakamaz. Çünkü devlet okumuşlardan korkar. Tıpkı sizin gibi.

İnsanlara güvenin biraz.

Ayrıca burası özgür bir ülke olsun. Herkes dininin, meşrebinin, fikriyatının gerektirdiği gibi giyinsin.

"Serbest Kıyafet" daha kapsayıcı bir kavram. Alevisi, sünnisi, hırıstiyanı, ateisti, kemalisti veya orta yolcusu istediği gibi giyinsin. Şayet Memursen "Müslümanız ve dinimizin emrettiği gibi giyinmek istiyoruz" deseydi bu büyük bir haksızlık olurdu.

Adsız dedi ki...

bir musluman dinimin emrettigi sekilde giyinmek istiyorum deyince haksizlik olacak oyle mi? sizi gidi inanc somuruculer sizi... 28 subatta gormustuk sizin muslumanliginizi.

Tevfik dedi ki...

Bir Müslüman dinimin emrettiği şekilde giyinmek istiyorum derse, bu onun en doğal hakkıdır derim. Ama Sendika bunu derse Müslaman olmayanları kapsam dışında bırakır ki bu hiç de adilane olmaz.

Biraz zaman geçsin gözleriniz alışacak ışığa, acele etmeyin.

Adsız dedi ki...

Oy toplarken uye kaydederken dilinden dini dusurme sonra sendikanin muslumani olmaz de. tam bi somuru ornegi.
tek bir giyim isterse ancak o zaman serbest olur basortusu. onlari da 28 subatta gormustuk inlerinden cikamadilardi
ampul isigi ile sizi kandiriyorlar o isik gercek degil

Tevfik dedi ki...

Sizin derdiniz başkaymış adsız kardeş, mesele anlaşıldı.

Siyasetten, hükümetten rahatsızlığınızı başka zaman konuşuruz, diyeceğim ama biraz zor görünüyor.

Kıyafet özgürlüğü sizin neyinize? Siz slogan üretmeye devam edin.