Yatirimcilara uyari: Az tamah çok ziyan getirir.


Yatırım üzerinde duruyoruz ya, bugün bir vakıa geldi kulağımıza. Yatırım yapmayı seven, faize ve onun yuvası olan bankaya bulaşmak istemeyen bir kısım insanımız kendilerince yöntem bulmuşlar. Bir kuyumcudan her ay belli bir miktar veya tasarruf ettikleri zaman hurda altın alırlarmış. Devir kötü, hırsızı arsızı var. Altınları evinde, hanımının kolunda muhafaza etmek yerine kuyumcuda duruyormuş. Burada ister istemez güven sorunu ortaya çıkıyor. 20- 30 yıldır bu işi yapması, şu ana kadarki ticari faaliyetleri, tanıdıkların eşin dostun tavsiyesi yeteri kadar güven sağlıyor. Benim için tüm bunlar o kuyumcuya güvenmek için yetmez. Neticede Allah "şeytan"ı yaratmıştır. Buyrun haberlere bakınız: Kuyumcu emanet sistemi, kaçan kuyumcu

Güven meselesinin dışında bu işle ilgili olarak aklımıza başka sorular da takılıyor.
1. Kuyumcu, sattığı ve emanet aldığı hurda altınları kasasında saklıyor mu?
2. Eğer kasasında saklıyor ise kasa kirası alıyor mu?
3. Ortada altın olmadan da aldım, sattım diyerek mi bu iş yapılıyor?
4. Altının alış ve satış fiyatı var, ortada altın olmadığı halde satış fiyatından satıp alış fiyatından alması doğru mudur?
5. Diyelim ki kuyumcu soyuldu, kimin altını çalınmış oluyor? Kuyumcunun mu, vatandaşın mı?
6. Kuyumcu altını emanet olarak mı alıyor yoksa borç olarak yoksa kâr zarar ortaklığı adı altında mı?
7. Eğer emanet olarak alıyorsa kasasında piyasadan topladığı paranın karşılığı olmak zorunda değil mi?
8. Kuyumcu, emanet altınla inşaat yapsa ve işten yüzde bin kâr etse emanet sahibine kârdan pay verecek mi? Yoksa altınını mı verecek?
9. Tüm bu işler kanuna kitaba uygun mudur?
Yatırımcıya ikazı Candan Erçetin yapıyor: Kul Kurar Kader Gülermiş.
17 Şubat 2013 Pazar

Hiç yorum yok: