Almanya Hollanda otobanı


Ertesi gün Pfullingen'den Amsterdam'a gitmek için yola çıktık. Yollarda "stau" olur uyarısına pek aldırış etmedik. Türkler bile "yoğun trafik, kuyruk" yerine Almanca stau kelimesini kullanıyorlar. "Otobanda kuyruk mu olur?" diye düşündük ama yanılmışız. Otobanlar gerçekten tıkanıyor. Bu sıkışıklık, otobanların 2 şeritli olmasından ve tabi kişi başına düşen araç miktarının fazla olmasından kaynaklanıyor.



Her ihtimale karşı ALDI'dan biraz ıvır zıvır aldık yolda aç bitap düşmeyelim diye ve öğlene doğru Tomtom'un gösterdiği yoldan ilerlemeye başladık. 650 kilometrelik yolu 8 saatte aldık. Bir kaç yerde stau vardı ama abartıldığı gibi değildi şükür.



Hollanda'ya yaklaşınca benzin alarm vermeye başladı. Almanya'da benzin 1,5 Avro civarıydı biz oradayken. Hollanda'da biraz daha pahalı olduğunu bildiğimizden sınırı geçmeden depoyu doldurayım diye düşündüm. Karşıma ilk çıkan Shell'e girdim. Benzin 1,75 Avro! Hollanda'ya girdiğimizi farketmemişiz. Bir depoda 12,5 Avro zarar ettik.:)

Hollanda sınırını farkedemedik ama yol boyunca meralarda otlayan inekler bize Hollanda'da olduğumuzu hatırlattı. İnekleri ve devasa rüzgar tribünlerini seyrede seyrede Amsterdam'a yaklaştık. Amsterdam'a 20 kilometre kala bir otel levhası gördüm. Hemen otobandan çıkıp levhaları takip ettim.



Büyük bir otoparkı olan 4 yıldızlı bir otele geldik. Arabayı parkedip otele girdik. Genç ve kibar bir recepsiyonist çocuk karşıladı bizi. Çocuklar için ilave yataklı oda için 138 Avro istedi. 4 yıldızlı otel için fiyat iyi diye düşündüm. Biraz arasam daha uygununu bulurdum ama o kadar yol gelmişim, yorgun, aç ve bitkinim. Hemen anahtarı aldım, parayı ödedim ve odamıza geçtik.



Güzel bir uyku sonunda sabah kahvaltıya indik. Restoran mükemmeldi. Duvarın biri tamamen percere idi ve uçsuz bucaksız yeşillikler görünüyordu. Kahvaltımızı yaparken onlarca atın yelelerini savurarak sağa solu koşuşturmalarını izledik. Kahvaltının zayıflığını bu güzel manzara hissettirmedi. Çeşit çoktu ama lezzet bakımında zayıftı.

Kahvaltıdan sonra anahtarı teslim edip Amsterdam'a doğru yola çaktık.

3 Eylül 2012 Pazartesi

Hiç yorum yok: