Yurtdışı çıkış için gerekenler, pasaport, vize ve havaalanı işlemleri


"Almanya'dan kesin dönüş yapalı 26, uçağa binmeyeli ise tam 30 yıl olmuş." Çocuklara bu tarihi bilgiyi hatırlatırken yurtdışı gezisine değil de sıladan vatana dönüyormuşum gibi hissettim birden. Ne de olsa ilkokul yıllarım Almanya'da geçmişti.

Eşim ve çocuklar ise bir çok ilki bir arada yaşadıklarından heyecanlıydılar; ilk uçak seyahati, ilk pasaport ve ilk defa yurt dışına çıkış. Bu duygularla İzmir Adnan Menderes Havaalanı'na giriş yaptık.

Almanya Türkiye'ye vize uyguluyor doğal olarak, fakat yeşil (hususi) pasaportunuz varsa vize sorulmuyor. Memuriyetin verdiği avantajı kullanarak ailece yeşil pasaportlarımızı almıştık.

Kişi başına sadece 50 liradan 200 lira verdik pasaportlara. Ayrıca yurt dışı çıkış harcı diye bir vergi kalemi var. Kişi başı 15'den 60 lira da yurt dışına çıkış cezası verdik. Havaalanında uçağın kalkmasına 2 saat kala geçiş noktasındaki polise pasaport ve harç makbuzlarını uzattık ve "resmen" Türkiye topraklarından ayrıldık.

İzmir Adnan Menderese Havalimanı Dış Hatlar Terminali


Tabi öncesinde bagajlarımızı uçağa gönderdik ve asıl biletlerimizi check in bölümünden aldık. Uçakların çoğu kişi başına 20 kg'a kadar yük alıyorlar, fazlası için ücret ödemeniz gerekiyor. Fakat 5 kiloya kadar da sırt çantasına izin veriyorlar. Yurt dışına girer çıkarken her bir kilonun çok önemi var. Özellikle gideceğiniz yerde akrabalarınız varsa, hediyelik eşya almayı seviyorsanız gereksiz eşya taşımaktan kaçının.

Yeri gelmişken hatırlatalım. Normal pasaport ile Almanya veya başka bir ülkeye gitmek için mutlaka konsolosluğa gidip vize başvurusu yapmanız gerekiyor. Yeterli geliriniz ve birikiminiz varsa bir kaç gün içinde vize verdiklerini biliyoruz.

Havaalanında gümrüğü geçtikten sonra "duty free", yani gümrüksüz alışveriş imkanı sunan dükkanlar var. Burada sigara, içki, çikolata, hediyelik eşya, parfüm gibi ürünler satılıyor. Sigara içiyorsanız yurt dışında tüketmeyi düşündüğünüz kadar sigara alın. Çünkü burada çok ucuz. Bir karton sigara 25 avro civarında. Almanya'da bu fiyata 5 paket sigara bile alamazsınız.

Bakın bu paragraf önemli, çünkü mideyi ilgilendiriyor. Duty free shop'ların olduğu bölgede Millenium Lounge adında restoranımsı, kafemsi bir yer var. Eğer İş Bankası kredi kartınız varsa (yani Maximum Kart) burada ücretsiz yiyip içebiliyorsunuz. Üstelik açık büfe. Tek şart son üç ay içinde kredi kartınızı kullanmış olmanız. Yanınızdaki bir arkadaşınızı da 15 TL karşılığında buraya alabiliyorsunuz. İkinci misafir için 50 lira istiyorlar. 12 yaşın altında çocuğunuz varsa ücretsiz.
Millenium Lounge


Çekinmeden istediğiniz kadar oturup istediğiniz kadar yemek yiyebilirsiniz. Biz girdiğimizde sadece birer kek ve çay aldık. Garson açık büfe olduğunu söyleyince, mükellef bir yatsı yemeği yedik. Uçaklarda genellikle tatsız tuzsuz yiyecekler verdiklerini bildiğimizden burada bir güzel karnımızı doyurduk.

Uçağa bindiğimde hiç de çocukluğumda hatırladığım gibi değildi. Koltuklar eskimiş, paspaslar pislik içinde, bağaj kısmı deforme olmuş. Yeni otobüsler için kullanılan "uçak gibi" deyimi muhtemelen artık eskilerde kalmıştı. Artık yeni uçaklar için "otobüs gibi" dense yeri var. Neticede ayağımızı yerden kilometrelerce kesecek bu araç pek güven vermedi.

Neyse, bir saat rötarla (gece yarısını 10 geçe) havalandı uçak. İzmir gündüz gibi, her yer ışıl ışıl. Sokak lambaları ve yollardaki aydınlatmalar gökyüzünü bile aydınlatıyordu. 2 saat kırk dakika boyunca hostesler sigara, içki, çikolata gibi şeyler satmaya çalıştılar. İşportacılardan farkları sadece kıyafetleriydi. Arka sıralardan birinin hostesten şarap istediğini duydum. "3 kilometre yukarıda şarap mı içilir? Uçak düşse gidecek gümbürtüye" diye geçti içimden.

Köln semalarına ulaştığımızı pilot söylemese anlamazdım. Almanya'nın en büyük kentlerinden olan Köln geceleyin bir kasaba görünümündeydi. İzmir'le kıyaslandığında sanki elektriği yeni keşfetmişler gibi bir hâli vardı.

Fakat yolcuların alkışları eşliğinde uçağın tekerlekleri yerle temas ettiğinde farklı bir dünya ile karşılaştığımızı anladık. Çocuklar yerde gördükleri uçakları saymaya başladılar. Henüz 1. sınfı bitirdiler ve 100'e kadar saymayı öğrendiklerinden bütün uçakları saymaları mümkün olmadı. Halbuki İzmir Havalimanında en fazla 5 uçak görmüştük.

Sonraki yazımızda fotoğraflarlar da ekleyerek Köln'e 15 kilometre mesafedeki 45 bin nüfuslu Brühl şehrinden bahsedeceğim.
18 Kasım 2011 Cuma

Hiç yorum yok: