Öğretmenler günü ve memleketin ahval-i umumiyesi UYPNCZCZ8KRH


Ülkemizde 24 Kasımlar Öğretmenler günü olarak kutlanıyor. Niye 24 Kasım? 1 Kasım 1928'de harf inkılabı yapılır. 24 Kasım 1928'de ise "Millet Mektepleri Talimatnamesi" yayınlanır. Atatürk başöğretmen ünvanıyla yeni harfleri öğretme seferberliğine katılır. Bizzat karatahtanın başına geçer. Rivayet olunur ki İsmet İnönü, "Paşam acele etmiyor muyuz, bunu zamana yaysa idik" diyesidir. Atatürk'ün de "İsmet, bu iş ya üç ayda olur ya hiç olmaz." dediği rivayet edilir.

Öğretmenler günü Atatürk zamanında, cumhuriyetin ilk yıllarında kutlanmıyordu. 1980'den sonra kutlanmaya başlanmıştır. 12 Eylül darbecilerinin yadigarı olduğu söyleniyor.

Yakın zamanda Milli Eğitim Şûrası yapıldı. Şûrada alınan kararların tavsiye niteliğinde olduğunu söyleyelim. Alınan kararlardan birisi basına epey yansıdı, TV'lerde görüldü. Karar şu idi: "Öğretmenlere, öğretmenler gününde bir maaş ikramiye" Bu haber birkaç gün gündemi işgal etti, ses getirdi. Haberin Google'ye yansımasını yandaki resimde görüyorsunuz.

Bu haber ile bir gerçek ortaya çıktı: Öğretmenlik mesleğinin itibari hiç kalmamış. Haber sitelerinde yer alan yorumlara baktığımızda vatandaşın veryansın ettiğini görüyoruz. Öğretmenlere ne diye bir maaş verilesiymiş, okul bahçeleri otogaleri gibiymiş, maaşını az bulan çalışmasın, dışarıda işşiz bekleyen onca öğretmen varken deniyor. Söylenenler de haklılık payı var.

Öğretmen düşmanlığından kimin kazançlı çıkacağını bilemem ama memleketin zararlı çıkacağı kesin. Okul, mektep görmüş vatandaş öğretmenden, okul ve eğitimden bahis açılınca ya nasıl kopya çektiğini anlatıyor ya da öğretmeni nasıl çileden çıkardığını, hatta dövdüklerini. Bunları anlatırken yüzü kızarmıyor, övünüyor.

Bu hâle nasıl geldik? Canından kıymetli evlâdını teslim ettiği insan hakkında vatandaş niçin böyle düşünür? Nasıl oldu da bu meslek bu kadar itibar yitirdi? Veli toplantısına gelen vatandaş şu sözleri nasıl diyebiliyor? "Aman hocam okusun diye uğraşıyoruz, hiç birşey olamazsa öğretmen olsun." Bunların sebepleri çoktur elbet, kim bilir yukarıdaki, derinlerdeki güçler tarafından bizzat organize edilmiş, ayarlanmıştır.

Öğretmenlik mesleğinin itibarının kaybolmasında öğretmenlerin de payı var. Öğretmenler günü yaklaştıkça, mağazalar, bankalar, marketler indirim kampanyaları düzenlediklerini duyuruyorlar. Neymiş, öğretmenler günü dolayısı ile tüm öğretmenlere %10 indirim. Alışveriş anında öğretmen kimliğini göstermeniz yeterliymiş. Ve öğretmenlerimiz koşa koşa marketlere, mağazalara koşuyorlar. Kimliklerini göstermekte hiç de sakınca görmüyorlar. Alın size canlı bir örnek. LC Waikiki öğretmenler gününe özel %20 indirim yapmış, öğretmen kimliğini gösteren %20 az para ödeyecek. Daha ne kampanyalar vardır, meraklısı interneti kurcalarsa bulur.

Herhangi bir mağaza tıp bayramında doktorlarımız için kampanya düzenliyor mu? Bir market 30 Ağustos'ta TSK personeline indirim yapıyor mu? Subay, astsubay, uzman çavuş kimliğinizi gösterin % 20 indirim yapalım, diyor mu? Demiyor, diyemiyor.

Eğitim sendikaları marketlerle, tüpçülerle anlaşma yapıyor, üyelerine indirim yapsın diye. "Örtmenim, bize dik durmayı ne zaman öğreteceksiniz?"
23 Kasım 2010 Salı

Hiç yorum yok: