Nazilli hakkında, ne yapılır, ne yetiştirilir, nasıl gidilir


Nazilli 100 bini aşkın nüfusuyla Türkiye'nin en büyük ilçelerinden biri. Her büyük ilçe gibi il olmak istiyor, bu yönde yüksek sesle isteğini dile getiriyor ama Aydın ve Denizli'ye yakın olması bu konuda en büyük engel.

Nazilli bir çok açıdan çok büyük avantajları olan bir şehir. Öncelikle "dağlarından yağ, ovalarından bal akıyor". Zeytin, incir, kestane gibi ürünlerin en iyisinin üretildiği bir yer. Sebze çeşitliliği çok fazla olan bir bölge. Daha önce adını duymadığınız bir çok sebze burada köylüler tarafından pazara getiriliyor. Haftanın 6 günü şehrin farklı yerlerinde pazar kuruluyor. Asıl büyük pazar perşembe günü kuruluyor ve bütün pazarı dolaşmanız 1 gününüzü alır, bütün sokaklar köylülerin üretip satmaya getirdiği ürünlerle doluyor Perşembe günleri. Her perşembe sabah belediye hapörlöründen dua ediliyor, bol ve hayırlı kazanç için. Dua esnasında bütün satıcılar ve müşteriler hatta sokakta yürüyen halk, durup el açıyor, amin diyor.

Nazilli'de "hayır yapma" geleneği çok yaygın. Bir gün komşunuzun biri bir paket margarin dağıtır mahalleye, bir başkası Ramazan'da pide dağıtır. Yolda yürürken hayır için dağıtılar lokma tatlısı tezgahı görmeniz büyük ihtimal.

Bir çok habere de konu olduğu üzere Nazilli, en yaşlı nüfusun yaşadığı ilçe. Bunun iki anlamı olabilir; gençler Nazilli'de durmuyor ve halk burada sağlıklı beslendiği için uzun yaşıyor. Her ikisi de doğru. Sağlıklı yaşamın sırlarını az çok yukarıda anlattım. Gençler Nazilli'de pek iş bulamıyor, çünkü bir tane büyük fabrika (Uğur) dışında istihdam olanakları pek fazla değil.

Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası Türkiye'de Cumhuriyet döneminde kurulan en büyük fabrikalardan biri. Ama 2000'li yılların başında bütün Sümerbank'lar gibi bu fabrika da kapandı. Zamanında fabrika yüzünden çevre illerden çok göç almış Nazilli. Gelen de gitmemiş bir daha. Yolda rastladığınız her iki kişiden biri Sümerbank emeklisidir. Şimd bu fabrika binaları üniversite oldu. Fabrika lojmanlarının olduğu yeri de büyük bir park yaptılar. Lojmanlar müstakil bahçeli evlermiş zamanında. Şimdi zenginlerin tercih ettiği türden yerler yani.

Nazilli'nin bir önemli özelliği de havası. Hava gayet kuru ve temiz. Aşağı Nazilli denilen kısmın havası kış aylarında biraz kömür kokuyor ama genel olarak temiz. Nem yok. Kış aylarında çok soğuk olmuyor ama yaz aylarında sıcak bunaltıyor. Havası sahiller gibi nemli değil, iç kesimler gibi kışları sert değil. Yaşamak için ideal denebilir.

Ayrıca Nazilli, kuşadası, didim gibi turistik bölgelere yakın sayılır, günübirlik gidilebilir. Yakın çevresinde Nysa harabeleri ve oteli (10 km), Afrodisyas (55 km), Efes ve Meryem Ana Evi (80 km) gibi tarihi yerler de var.

Yemek konusuna gelince. Nazillililer pidelerinin meşhur olduğunu düşünüyorlar ama sadece yakın çevrede meşhur. Akçaabat köftesi, Bafra pidesi, Antep lamacunu gibi Türkiye sathına yayılmış bir ünü yok ama uğrarsanız mutlaka pidesinden yiyin. Hayranları var, siz de onlardan biri olabilirsiniz. Nazilliye yakın bir ilçe olan Yenipazar'ın pidesi daha güzel ve meşhur. Çevre ilçelerden sırf pide yemeye Yenipazar'a giderler insanlar. Hülâsâ, Nazilli hamur işleri konusunda biraz zayıf, bence.

Karpuz'dan çileğe, kerevizden havuca kadar bütün sebze meyvenin üretildiği çok verimli topraklara sahip bu güzel ilçeyi mutlaka görmelisiniz.

Ölmeden önce yapılması gerekenler arasına Nazilli'yi ziyaret etmeyi de alın.
12 Kasım 2010 Cuma

Hiç yorum yok: