En kolay ve çabuk İngilizce öğrenme yöntemleri



Önce acı ama gerçek bir hikâye anlatalım.

"Liseyi yeni bitiren ve okuyup büyük adam olmaya azimli bir genç, o zamanlar adının ne olduğunu hatırlamadığı üniversiteye giriş sınavından başarısız olunca yurtdışında eğitimen devam etmeye karar verir ve Rusya’ya Hukuk okumaya gider. Arap ve Türklerden oluşan bir öğrenci evine yerleşir. Rusya’da okuduğu için Rusçayı çok iyi öğrenir. Dostoyevski’yi sözlüksüz okuyacak derecede Rusça biliyordur artık bir yıl sonunda. Evdeki Arap arkadaşlarıyla pratik yaparak Arapçasını da en az Rusça kadar geliştirir. Gelgelelim Hukuk Fakültesi’nde yabancı dil İngilizce dersinden bir türlü başarılı olamaz. İşin belki de en tuhaf tarafı İngilizce dersinden kalanların büyük çoğunluğunu Türklerin oluşturmasıdır. Arap, Rus, Gürcü, Litvanyalı... Herkes İngilizce konuşabiliyordur ama bizim Türkler bu konuda sınıfta kalır."

Türkiye’de İlköğretimde başlıyor yabancı dil eğitimi ve lise bitene kadar devam ediyor. Yani bir öğrenci 9 yıl boyunca haftada en az 4 saat İngilizce görüyor. Ama elde var sıfır. İngilizce dersi olmasa belki çoğu öğrenci çok daha iyi öğrenecek bu dili. Ne yapıyoruz bilmiyorum ama İlköğretim ve lisede İngilizce dersi alan biri hayatta iflah olmuyor. Sonraki yaşamında da bir türlü öğrenemiyor. Yabancı dil eğitiminde 200 ülke içinde neden 201. olduğumuzu daha sonraki yazılarımızda irdeleyeceğiz.

Şimdi gelelim en iyi yabancı dil (özelde İngilizce) öğrenme yöntemlerine. Naçizane kendimce önem sırasına koydum yöntemleri:

1. İngilizce konuşulan bir ülkede en az 6 ay geçirmek. Tabi o ülkenin vatandaşlarıyla diyalog kurmak şartıyla.
2. Ciddi ve kaliteli bir İngilizce kursuna en az 18 ay devam etmek. İngilizce kursunda sadece İngilizce konuşulmalı. Türkçe destekli olmamalı.
3. İngilizce film seyretmek (altyazısız), müzik dinlemek, kitap – gazete – internet sitesi okumak.
4. İngilizceden Türkçeye, Türkçeden İngilizceye çeviri yapmak.
5. İyi bir dilbilgisi kitabından kuralları ezberlemek, alıştırmalar çözmek.
6. Kelime defteri tutmak, küçük kelime kağıtları hazırlamak.

Bu yöntemlerin her birinin diğeriyle bağlantılı olduğunu unutmayın. Yani İngiltere’de İngilizlerle muhabbet etmeniz yeterli değildir, kelime defteri de tutmalısınız. Sadece İngilizce kursuna katılmak yetmez, kendi başınıza çeviri çalışmaları da yapmalısınız.
30 Mayıs 2010 Pazar

1 yorum:

Osman dedi ki...

İngilizce'yi öğrenemeyişimizin sebebi acı ama gerçek hikâyede vermişsiniz zaten. Laf olsun diye, not almak için okuyoruz bu dersi. Haliyle olmuyor, öğrenilenler hayatın içine girmiyor, hayat tarzı halini almıyor. O hikâyedeki şahıs Arapça ve Rusça'yı hayatın içinde kullandığı için öğrenebilmiştir. Oysa İngilizce onun için verilmesi gereken bir ders, aşılması gereken bir engeldir.

İlköğretim 4. sınıftan itibaren gösterdiğimiz İngilizce dersi değildir tek öğretemediğimiz. Kendi anadilimizi de öğretemiyoruz. Üniversitelerin Türk Dili bölümlerindeki hocalar, önlerine gelen öğrencinin cümle kuramadığından, kompozisyon yazamadığından şikayet ediyor.

Yöntemlerinizi sıralamışsınız. İnternetin imkanlarından faydalanarak İngilizce'yi öğrenmeye karar verdim. Sonraki yazılarınızı merakla bekliyorum.