Kaçak Elektrik


Bir sabah ansızın kapınızın önünde tedaşçıları görüp, kaçak elektrik tutanağını elinize tutuşturduklarını görürseniz şoke olmayın. Çünkü her kaçak elektrik tutanağı, aslında kaçak elektrik kullandığınız için size tutulmuş değildir.

Tedaşın kitabında kaçak elektrik ikiye ayrılır.

Birincisi; bildiğiniz kaçak elektrik, ikincisi bilmediğiniz kaçak elektrik.

Kaçak Elektrik Kullanma Yöntemleri


1) Bildiğiniz Kaçak Elektrik: Elektrik saatine film sokma, kanca düşürme, harici hat çekme yöntemlerle, Ölçü devresine müdahale ederek kullanılan elektriğin parasını ödememe yöntemidir. Ki hepimizin bildiği kaçak elektrik budur. Yada abone olmadan kaçak elektrik kullanmak gibi bir durum söz konusudur.

2) Bilmediğimiz kaçak elektrik: Bu aslında kaçak elektrik değildir. Elektriğiniz saatten geçiyordur. Faturası yapılıyordur. Ama yine de kaçak elektrik kullanmakla suçlanabilirsiniz.

İşte bizim konumuzda bu. Madem sayaç ölçüyor, bunun neresi kaçak demeyin. Şöyle ki, Tedaş Elektriği kesmişse, ve siz elektriği bağlatmak için üstünüze düşen vazifeyi yerine getirmemişseniz ve buna rağmen kesik olan elektriği hala kullanıyorsanız, geçmiş olsun. Her an kaçak elektrik kullanmaktan işlem görebilirsiniz.

Çünkü TEDAŞ'a göre kesik elektriği bağlayıp kullanmak da kaçak elektrik kullanımıdır. Velev ki saatten geçsin. Velev ki fatura yapılsın. Fark etmez, kaçak elektriktir.

Peki borcundan kesik elektriği kullanmanın cezası nedir?

Ekonomik ceza kolay. Kesildikten sonra kullandığınız her kilowat için elektriğin değerinin bir buçuk katını ödersiniz. Örneğin Elektriğin KWH i 0,25 kuruş ise, ve siz kesildikten sonra 1000 KWH kullandıysanız, 1000 x 0,25 x 1,5 = 375 TL ödersiniz. normalde ödeyeceğiniz para 250 TL idi.

Hukuki cezası:

Mühür Fekki Nedir?


Mahkemeye düşersiniz, Tedaşın kesip mühürlediği yerdeki mühürü kırmak suretiyle elektrik kullanmaktan ötürü, mühür kırmak suçundan (mühür fekki) 1 ile 3 yıl arasında yargılanırsınız.

En iyisi siz siz olun,ne şeytana uyun, ne de elektrik borcunuzu geciktirin. Sonu üzücü olur maalesef.
12 Nisan 2010 Pazartesi

Hiç yorum yok: