Nodüler guatr serüveni


Teşhisi kendimiz koymuş ve guatr olduğumuzu anlamıştık. Uzun bir tanı süreci yaşadım.
Boyundaki şişliği anladığımın ertesi günü aile hekimine gittim. Eliyle boynumu kontrol ettikten sonra kan tahlilleri yapıldı.
Troid bezinin salgıladığı hormonlardan (Serbest t3, serbest t4) biri normal değerlerin az üstünde çıktı. Kolestorol de yüksek çıktı. Sonradan kolesterolün troid bezindeki yamukluktan dolayı yüksek olduğunu söyledi doktorlar. Aile hekimi endokrin, genel cerrahi veya dahiliye bölümlerine başvurabileceğimizi söyledi. Gittiğimiz fakülte hastanesinde endokrinoloji bölümünün tabelasında troid, parantez içinde guatr yazması dolayısıyla o bölüme başvurduk.
Yine elle muayene ve kan tahlili istendi farklı olarak ultrasona gönderdiler. Röntgen bölümünden beş gün sonraya randevu verdiler. Bir hafta sonra ultrason sonuçlarını, kan tahlili sonuçlarını aldık. Bu sefer troid hormonlarının sonuçları üst sınıra yakın çıktı. Ultrasona göre troid bezinin sol lobunda 4.5 cm büyüklüğünde nodül tespit edildi.
Ultrasondaki doktor, sağolsun çok anlayışlı idi. Kaygılanacak birşey olmadığını, bunun çok yaygın görülen bir hastalık olduğunu, tedavisini basit olduğunu falan anlattı.

Guatr biyopsisi

Ultrason ve kan tahlili sonuçlarını endokrin bölümüne gösterdik. Biyopsi yapılması gerektiğini, hocanın yurtdışında olduğunu birkaç gün sonra gelmem gerektiğini söylediler. Efendim biyopsi, vücuttan iğne ile doku almak demek oluyor. Biyopsiye dair çevremizde iyi şeyler duymadım ve bunu doktora sordum. Doktor da bu tip söylentilere itibar etmememi, bugüne kadar 3 bin tane biyopsi yaptığını ayda 40-50 biyopsi yaptığını anlattı. İkna olduk, boynumun beş farklı noktasına iğne batırdı doktor. Nodül büyük olduğu için 5 ayrı yerden doku aldığını söyledi.
Vücuttan iğne ile alınan ve minik camlar üstüne püskürtülen kan damlacıkları patoloji laboratuvarına gönderildi. Sonuçları bir hafta sonra aldık, çok şükür kanser değilmişim. Raporta malignite yönünden negatif yazıyordu, iyi ki internet var, yoksa bu kelimelerin ne manaya geldiğini nasıl öğrenirdim. Hoş, öğrendim de ne oldu, öğrenmesem daha iyiydi dediğim zamanlarda oldu.
Bunları böyle rahat anlattığıma bakmayın, o günlerde psikolim allak bullaktı. Hastanelerde sıra beklemeler, tahlil sonuçları için gün saymalar falan çok can sıkıcıydı.

Nodüler guatr ameliyatı

Tüm veriler bir araya getirildi, son olarak ciğer filmi çekildi. Nodül nefes borusuna baskı yapıyor imiş. Doktorumuz, ilaçla tedavinin lafını bile etmedi, ameliyat olmamızı önerdi. Ameliyatı genel cerrahlar yapıyor imiş ve beni oraya sevk etti.
Ameliyat, cerrah kelimelerini duymak bile ürpertiyor insanı. "Bu nodül ile yaşayamaz mıyım, şimdilik bana bir zararı yok" diye sorduğumda ikna edici bir cevap alamadım.

Endokrin cerrahisi

İlk fırsatta aynı fakültenin genel cerrahi polikliniğine başvurdum. Önümüzdeki hafta ameliyata alabiliriz sizi dediler. Endokrinde sorduğum soruyu burada da sordum. Aldığım cevap şöyle idi mealen: "Biyopsi sonucunun negatif çıkması kötü huylu bir hastalık olmadığı anlamına gelmez. Nodül zaman içinde daha da büyüyebilir, nefes borusuna, ses tellerine baskı yapabilir. Sırt üstü yattığınızda rahata nefes alamazsınız. Guatr, gözden tutun da kalbe kadar birçok organınıza rahatsızlık verebilir. Bu sebepten ameliyat olmanızı ısrarla öneriyoruz." Tüm önerilerine rağmen bıçak yemeye hazır olmadığımı belirttim.
Yarın endoktrin cerrahisinde uzmanlaştığını öğrendiğim, tavsiye edilen bir doktor ile randevum var. Bakalım o ne diyecek.
Cerrah kelimesi, yaran, yarıcı anlamına gelmektedir. İlla yaracağız derlerse kurbanlık koyun gibi uzatacağız boynumuzu.
İlgili yazılar
Torbam.com sağlık kategorisi
Guatr tedavisi, bitkisel tedavi
Sigarayı bırak, bireysel emekli ol
Bağışıklık güçlendirici ilaçlar
26 Şubat 2010 Cuma

Hiç yorum yok: